GIYBETE DUR KAMPANYASI

“Ey imân edenler! Zannın çoğundan kaçının. Şüphesiz ki, zannın bir kısmı günahtır. Birbirinin gizli hallerini araştırmayın. Birbirinizi gıyabında çekiştirmeyin. Sizden biriniz, ölen kardeşinin etini yemek ister mi? Ondan tiksinirsiniz. Allah’tan korkun. Şüphesiz ki Allah, tevbeleri çokça kabul edendir. Çok merhametlidir.”(Hucurat/12)

Es-Selamu Aleykum dostlar

Maalesef ki hepimiz zaman zaman gıybet denen bu hataya  düşüyoruz.Hiç yapmayan varsa,ben onun ellerinden öperim,ne mutlu ona! Konuşarak, dinleyerek,bilerek veya bilmeyerek…Komşumuzun,arkadaşımızın,kardeşimizin,sevmediklerimizin hatta sevdiklerimizin lafını edip amel defterimize kara lekeler sürüyoruz.

Ne zaman gıybetle ilgili bir sohbet,bir yazı okusak hatamızı farkediyor,bir daha yapmamaya karar veriyoruz.Genelde kısa süren bu kararlar,bir arkadaş toplantısı,komşu oturması,samimi bir telefon konuşması veya nefsimize dokunan tavırlar karşısında kolayca bozuluveriyor…

Yeni bir seneye girdik.Ne kadar ömrümüz var,sermaye ne gün biter bilmiyoruz.Şu kısa ömrümüzü ve zor elde ettiğimiz amellerimizi,onun bunun gıybetini ederek,çekiştirerek bir çırpıda heder etmek müsriflik olur elbet.

Bir alışkanlığın kazanılması için 21 gün gerekirmiş.Alışkanlıkları,kazanmak da,kaybetmek de zaman alır.

Düşündüm ki; bir kampanya başlatalım.

  • 21 gün boyunca gıybet etmeyelim,
  • Gıybet edenlere kibarca engel olalım.
  • Gıybete devam edilirse ortamı terk edelim.
  • Kendimizi tutamaz gıybet edersek,gıybetini ettiğimiz kişiden helallik dileyelim.( Ki bu çok zor bir iştir.)

21 gün süren bu kampanyanın ardından,bu süreçte neler yaşadınız,nasıl tecrübeler edindiniz, bize yorum veya mail atarak kısaca anlatın.Asıl isminizi vermeyin Rumuz isimlerle katılın lütfen.Çoğumuz birbirimizi tanımadığımız için riyaya da girmez Allah’ın izniyle.

Bu yorumları derleyip bir yazı haline getireceğim inşaallah.Hayırlı bir paylaşım olacak düşüncesindeyim.

Bu tamamen kendimizi bir nebze olsun düzeltmeye yönelik bir kampanya. Bu kampanyadan elde edeceğimiz mükafatlar tamamen Allah katındadır ;) ne kazandığımızı asıl yurdumuza gidince görürüz nasıl olsa.

Yemek,epasta vs.çok paylaştık,paylaşmayada devam edeceğiz İnşaallah.Bu kampanya, asıl yapmamız gerekenlere öncelik verip ahiret azığımızı artıracağımız kampanyaların ilki olsun.

Sizleri kendiniz için hayırlı bir işe davet ediyorum. Bu konuyla ilgili  farklı önerileriniz varsa paylaşmanız faydalı olacaktır.

Bu kampanya 13 eylül 3 ekim arasında gerçekleştirilecek olup,güzel bir alışkanlık kazandırarak gıybeti tamamen terkettirmeye yöneliktir.

Hayrlarda buluşmak duasıyla…

Reklamlar

Ramazanda kilo almamak için 10 adım

Evet yaz geliyor bugün hava çok güzel ve bundan sonrada böyle olacak hatta daha ısınıcak ve tam sıcakların ortasında 11 ayın sultanı gelecek biliyorsunuz ağustos un birinde başlıyoruz inşallah oruç tutmaya işte ramazanda zorlanmamak kilo almamak için bazı öneriler buldum sizinle paylaşmak istiyorummmm

Ramazan’da genellikle herkes kilo alır. Ama iftar ile sahur arasında geçen zamanı iyi bir şekilde yönetirseniz kilo almak bir yana zayıflamanız bile söz konusu. 1,5 saatlik aralarla yapılacak bir yemek programı hem bedeninizi hem psikolojinizi rahatlatacaktır.

 

1- İftardan sonra öğün sayısını 4 veya 5’e yükseltin. Bunlar; sahur öğünü, iftar öğünü, iftardan 1 saat sonrasında bir ara öğün, yatmadan 1 saat önce yapılacak bir ara öğün şeklinde olmalıdır.

 

2- Posa gün içerisinde kan şekerini dengeler ve tok tutma özelliği vardır. Bu yüzden tükettiğiniz besinlerin posa miktarının yüksek olmasına dikkat edin. Örneğin;

 

Tam tahıllı, çavdar, yulaflı veya kepekli ekmekleri alın.

 

Makarna, pilav gibi besinler tüketecekseniz kepekli olanlarını tercih edin.

 

Sahurda ve iftarda bol miktarda yağsız salata tüketin.

 

Günlük en az 3-5 porsiyon meyve yiyin.

 

İftar menüsünde mutlaka az yağlı bir sebze yemeği olsun.

 

Kabuklu sebze ve meyveleri kabuğunu soymadan tüketin.

 

3- Açlık süresini aşağıya çekmek adına sahur öğününüzü mutlaka yapın. Sahurda süt, peynir, yumurta, zeytin, domates, salatalık, yeşillik, tam tahıllı ekmekten oluşan sağlıklı bir kahvaltı iyi bir seçenek olacaktır. Veya çorba, etli sebze yemeği, yoğurt ve tam tahıllı ekmekten oluşan bir menü de hazırlayabilirsiniz. Bu örnekler çoğaltılabilir. Miktarlar kişiye göre değişim gösterdiği için diyetisyen kontrolünde ayarlanmalıdır.

 

4- İftarı bir bardak su ve yanında bir 1-2 zeytin veya 1 hurma ile açtıktan sonra küçük bir kâse çorba içilip tercihen 15-20 dakika kadar yemeğe ara verilmelidir. Bu süreç içerisinde kişinin aşırı açlık hissi azalacak, yiyeceklere saldırma isteği ortadan kalkacaktır. 15-20 dakika sonra normal bir akşam yemeği yenebilir. Izgara et, köfte, tavuk, balık, kurubaklagil, sebze yemekleri, bol yeşillikli salata, tam tahıllı/çavdar ekmeği, yoğurt, ayran, cacık gibi besinleri içeren bir menü hazırlanmalıdır.

 

5- İftarda çok tuzlu, çok şekerli ve çok yağlı hazır besinler, sakatatlar (beyin, karaciğer vb.), salam, sucuk, sosis, kavurma gibi işlenmiş ve fazla miktarlarda doymuş yağ içeren besinlerden uzak durulmalıdır. Kızartma gibi sağlık açısından zararlı olan pişirme yöntemleri kullanılmamalı; yemeklerin haşlama, kendi buharında, fırında ya da ızgara şeklinde pişirilmesine özen gösterilmelidir.

 

6- İftar yemeğinin hemen arkasından meyve ve tatlı tüketmeyin. Bunları 1-2 saat sonra ara öğünlerde yiyebilirsiniz. Akşam ara öğünlerinde tüketeceğiniz meyve miktarına dikkat edin. 1-2 porsiyonu geçmesin. 1 avuç içine sığacak kadar meyve ortalama 1 porsiyondur.

 

7- İftardan ortalama 1,5 saat sonra bir ara öğün yapılabilir. Bu öğünde 1-2 porsiyon meyve veya 1 küçük kâse sütlü tatlı tercih edilebilir. Haftada 2 kez tatlı hakkınızı burada kullanabilirsiniz; ama diğer günler bu öğünün meyve olmasına dikkat edin. Ramazan ayının tatlısı olan güllaç oldukça sağlıklı bir seçim olacaktır. Meyveli tatlılar, sütlaç veya dondurma da sağlıklı alternatiflerdir. Ama tabii miktarına dikkat ederek!

 

8- Bu ara öğünden yine ortalama 1-1,5 saat sonra bir ara öğün daha yapılabilir. Yatmadan 1,5 saat önce olacak şekilde. Bu son ara öğünde meyve tüketilmesi önemlidir.

 

9- Oruç tutan kişi normalden çok daha fazla miktarda ve daha hızlı yemek yer. Bu noktaya dikkat edilmeli ve öğünler yavaş yenmelidir. Sağlıklı bir sindirim sistemi için besinler iyi çiğnenmelidir.

 

10- Su tüketimine dikkat. Sahurda, iftarda, iftar sonrasında yeterli miktarda (ortalama 1,5-2 lt.) su içilmelidir. Sıvı alımı diğer içecekler vb. sıvı besinlerin tüketimi ile birlikte artırılmalıdır. Çorbalar, taze meyve suları, ayran, şekersiz kompostolar vb.

(Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü)

Hagi meyve neye iyi geliyor

Pürüzsüz bir cilt için salatalık ve yer elması, parlak saçlar için havuç ve marul, yıllara meydan okumak için kivi, kansere geçit vermemek için ise brokoli yiyin.

Medical Park Fatih Hastanesi’nden Diyetisyen Sevil Nas Can, çok sık tükettiğimiz, marketten ve pazardan aldığımız meyve ve sebzelerin besin değerleri hakkında bilgi verdi.

Elma: C ve E vitamini, folik asit, pektin ve flovonoid içerir. Bağırsak sisteminin korunmasında faydalı ve posadan zengindir. Kolesterol düşürücü etkisi vardır. Kan şekerini kontrol altında tutar ve vücut direncini artırır. Kas ve eklem ağrılarının azalmasına yardımcı olur.

Kabak: K ve C vitamini içerir. Kanın pıhtılaşmasını düzenler. Kemik gelişimini sağlar. Böbrek fonksiyonlarında faydalıdır.

Armut: Fosfor, kalsiyum ve potasyumdan zengindir. Kalp kaslarının düzenli çalışmasına fayda sağlar. Tansiyon ayarlamasında etkilidir. Posadan zenginliği nedeniyle bağırsakları çalıştırır.

Dut: Kalsiyum, C ve B vitamini ile bol lif içerir. İdrar söktürücü ve bağırsak çalıştırıcıdır.

Kiraz: Kalsiyum, fosfor ve C vitamini içerir. Diş çürümesini önlemede faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Vücudun su dengesini sağlar.

SAÇ DÖKÜLMESİNE KARŞI YENİ DÜNYA

Erik: A ve C vitamini ile kalsiyumdan zengindir. Bağırsak çalıştırıcı ve direnç artırıcıdır.

Yeni dünya (malta eriği): A vitamini deposudur. Görmeye ve büyümeye faydalıdır.

İncir: Bol posa, kasiyum, fosfor ve magnezyum içerir. Sindirime yardımcıdır. Kemik ve diş sağlığına etkilidir.

Üzüm: Potasyum ve C vitamini deposudur. Sindirim sistemi üzerinde faydalıdır. Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir.

Hindiba: Potasyum, folik asit, C, A ve E vitamini içerir. Demir içeriğiyle kansızlığa iyi gelir. Yüksek lif içeriğiyle bağırsakları çalıştırır. Toksin atıcı ve idrar sökücüdür. İştah açıcı özelliği vardır.

Ananas: Potasyum, fosfor, demir, A ve C vitamini içerir. Toksin atıcıdır. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cilt sağlığında etkindir. Zindeliği artırır.

Havuç: A, B, D ve E vitamini kaynağıdır. Cilt ve kemik sağlığında, hücre yenilenmesinde faydalıdır. Saç dökülmesini azaltır ve saçı canlandırır.

KANSERE KARŞI ŞALGAM VE SOYA

Salatalık: A, B ve C vitamini ile fosfor ve selenyum deposudur. Güçlü bir antioksidandır. Cildi nemlendirir. İdrar yolları enfeksiyonlarında faydalıdır. Bol miktarda posa içermesinden dolayı barsak çalıştırıcıdır. Sakinleştirici etkisi vardır ve toksin atıcıdır.

Şalgam: C vitamini, potasyum ve magnezyum içerir. Yüksek tansiyona iyi gelir. Lif içeriğiyle bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucu etkileri vardır.

Soya: A vitamini, folik asit, doymamış yağ asitleri, demir ve yüksek oranda lif içerir. Kalp sağlığını korur. Tansiyona iyi gelir. Bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucudur. Kemikleri güçlendirir.

Kuşburnu: A, C, D ve E vitamini yönünden zengindir. Antioksidandır. İdrar yolları enfeksiyonlarında etkilidir. Bağırsak çalıştırır. Enfeksiyonlara karşı vücudu korur. Güçsüzlük ve halsizliğe iyi gelir.

Brokoli: A, C, E, B1 ve B2 vitamini ve bol miktarda posa içerir. Kalp hastalıklarına karşı korucudur. Prostat ve kolon kanseri riskini azaltır. Demir ve folik asitten zengindir. Kansızlığa faydalıdır.

SOĞAN VE SARIMSAKTAN ŞAŞMAYIN

Marul: A, B ve E vitamini içerir. Sinir sisteminde faydalıdır. Büyüme ve gelişmede, cilt ve saç sağlığında olumlu etkileri vardır.

Soğan: A, B ve C vitamini ile fosfor ve kükürtten zengindir. Doğal antibiyotiktir. Bronş açıcı, bağırsak çalıştırıcıdır. Dayanıklılığı arttırır. Kemik ve diş sağlığında faydalıdır.

Sarımsak: A, B, C ve E vitamini ile sakaroz içerir. Yaşlanmayı geciktirir. Kireçlenmede faydalıdır. Yüksek tansiyonu ayarlar. Doğal antibiyotiktir. Ödem sökücüdür. Damar gelişiminde faydalıdır.

Kereviz: A ve E vitamini ile folik asit ve potasyum içerir. İdrar söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırır. Sinir sisteminde yatıştırıcı etkisi vardır.

KARPUZLA KUM DÖKÜN

Karpuz: A ve C vitamini ile fosfor ve potasyum içerir. Böbrekteki kum ve taşların atılmasında faydalıdır. Toksin atıcıdır. Sıvı ihtiyacının karşılanmasına da katkısı vardır.

Kavun: A vitamini, potasyum ve folik asitten zengindir. Damar tıkanıklığında, bağırsakların çalışmasında etkilidir. Göz sağlına fayda sağlar.

Brüksel lahanası: C ve B vitamini ile kalsiyum ve demirden zengindir. Kalp sağlığına ve kansızlığa iyi gelir. Kas gelişiminde faydalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Yüksek tansiyonu düşürmede fayda sağlar.

Lahana: Folik asit, A, B ve E vitamini yönünden zengindir. Güçlü antioksidandır. Mide rahatsızlıklarında ve hazımsızlık gidermede faydalıdır. Toksin atıcıdır.

Pazı: A ve C vitamini ile folik asitten zengindir. Beden güçlendiricidir. Demirden zengin olması sebebiyle kansızlığa iyi gelir. Bol posa içerir. Bağırsak rahatsızlıklarında faydalıdır.

Karnıbahar: Potasyumdan zengindir. C vitamini içerir. Kalp hastalıklarında ve tansiyon düşürmede faydalıdır.

BRONŞ AÇAN SEBZE PIRASA

Yer elması: İnsülin ve glikoz içerir. Emziren annelerde süt artırıcı etki yapar. Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Cilde faydalıdır.

Pırasa: Demir, kalsiyum ve potasyum içerir. İdrar sökücüdür. Bronş açıcıdır. Sindirimi kolaylaştırır.

Patates: C ve B vitamini ile fosfor ve potasyumdan zengindir. Hazımsızlığı giderir. Mide rahatsızlıklarında faydalıdır. Kalp üzerinde olumlu etkileri vardır. Nişasta içeriğinden dolayı kan şekerinin hızla yükselmesine sebep olabilir.

Enginar: Bol posa içerir. Kalsiyum, potasyum, magnezyum, A ve C vitamini içerir. Karaciğer ve safra kesesi sağlığını korur. Sindirimi kolaylaştırır. Böbreklerin çalışmasını düzenler. Toksin atıcıdır.

KOLESTEROL DÜŞMANI TAZE FASULYE

Taze fasulye: Folik asit, potasyum, A ve C vitamininden zengindir. Kötü kolesterolün düşmesinde yardımcıdır. Antioksidan özelliği vardır.

Avokado: Potasyum, magnezyum, A ve E vitamini içerir. Lif oranı yüksektir. Kabızlığa iyi gelir. Kalın bağırsak ve hemoroit için faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürücü etkisi vardır.

Bamya: A, B ve C vitamini içerir. Sindirime yardımcıdır.

Börülce: Kalsiyum, posa, potasyum ve A vitamini içerir. Kolesterolün ve tansiyonun düşmesinde faydalıdır. Kabızlığa iyi gelir.

Ayva: A, B ve C vitamini içerir. Mideyi rahatlatır. İshale karşı korucudur. Cilde faydalıdır.

Bakla: A ve C vitamini içerir. Lif yönünden zengindir. Kabızlığa iyi gelir. Kolesterole ve kansere karşı koruyucudur.

Ispanak: B ve C vitamini ile magnezyum ve çinkodan zengindir. Cilt sağlığına, sinir sistemine, sindirime, göz sağlığına, büyümeye ve gelişmeye faydalıdır.

DAMAR SERTLİĞİNE KARŞI MISIR

Mısır: Protein, A, B ve C vitamini yönünden zengindir. Damar sertliğine ve kolesterole faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Böbreklerin düzenli çalışmasında fayda sağlar.

Muz: B6 vitamini ve potasyumdan zengindir. Hücre yenilenmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde faydalıdır. Elektrolit dengesini sağlar.

Kayısı: A, B ve C vitamini içerir. Cilt, göz ve bağışıklık sistemine fayda sağlar. Kemik gelişimini arttırır. Kansızlığa iyi gelir. Kas ve sinir sistemini güçlendirir.

Vişne: A vitamini ve potasyumdan zengindir. İdrar söktürücüdür. Karaciğer ve mide üzerinde olumlu etkileri vardır.

Şeftali: C vitamini, potasyum ve posadan zengindir. Hazmı kolaylaştırır. Sinir sistemine faydası vardır. Vücudun savunma sistemini güçlendirir.

SAĞLAM DİŞLER İÇİN AHUDUDU

Ahududu: Folik asit, C, E ve A vitamini içerir. İştah açıcı ve idrar sökücüdür. Diş sağlığına iyi gelir. İshali önler ve ateş düşürücüdür.

Domates: Folik asit, magnezyum, potasyum, B ve A vitamini içerir. Hücre yenilenmesinde, bağışıklığın artmasında, kemik ve kas gelişiminde etkilidir.

Patlıcan: B1, B2, C ve A vitamini içerir. Sinir sistemine iyi gelir. Cilt sağlığına ve bağışıklık sistemine faydalıdır.

Trabzon hurması: A ve C vitamini ile potasyumdan zengindir. İshal koruyucudur. Göz ve cilt sağlığına olumlu etkileri vardır.

C VİTAMİNİ DEPOLARI EN GÜÇLÜ ANTİOKSİDANLAR

Portakal: C vitamini ve flovanoid denilen antioksidan deposudur. Kansızlığa iyi gelir. Kalp ve atardamarları korur. Kolesterol düşürücüdür. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Nar: C vitamini, demir ve potasyum deposudur. Çok güçlü antioksidandır. Kansere karşı koruyucudur.

Mandalina: C ve A vitamini ile potasyum yönünden zengindir. Hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır. Yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Damar sertliğine faydası vardır. Güçlü bir antioksidandır.

Greyfurt: Folik asit, potasyum ve C vitamini kaynağıdır. Hücre yenilenmesinde ve büyümesinde etkilidir. Güçlü antioksidandır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Damar sertliğine faydası vardır.

HEMOFİLİYE KARŞI PEPİNO

Kivi: C vitamini deposudur. Yaşlanmayı geciktirir. Güçlü antioksidandır. Alerjiye karşı bağışıklığı arttırır.

Çilek: A, C ve E vitamini ile folik asitten zengindir. Kas ve eklem ağrılarında faydalıdır. Cilde iyi gelir. İdrar sökücüdür.

Yeşil biber: C vitamini yönünden çok zengindir. Güçlü bir antioksidandır.

Limon: Yüksek oranda C vitamini içerir. İskorbüt hastalığına iyi gelir. Güçlü antioksidandır. İdrar sökücüdür. İdrar yolları iltihabında faydalıdır.

Maydanoz: Çok yüksek oranda C vitamini içerir. Ayrıca folik asit, A ve E vitamini yönünden zengindir. Büyüme, kemik ve diş sağlığı gelişiminde etkindir.

Mango: A ve C vitamini yönünden hayli zengindir. Göz ve cilt sağlığına iyi gelir. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucudur.

Pepino: C vitamini, fosfor ve potasyum kaynağıdır. Eklem romatizmasında, kemik gelişiminde ve hemofili hastalığında etkilidir.

:) :) Ama çok güzel yemek yapan erkeklerde var bunlar işin latifesi kızmayın beyler:) :)

BEYLERDEN YEMEK TARİFLERİ

BASİT YEMEKLER

Domatesli Biberli Yumurta

Büyükçe bir tavaya yağ domates ve biber koyup bir sigara yakıyoruz.

Sigaranın külü yere düşmek üzereyse yumurtaları eklemenin zamanı gelmiş

demektir. Yumurtaları kırıp sigaramızı bitiriyoruz. Pişmiştir herhalde

ocağın altını kapatıyoruz.

Biberli Domatesli Yumurta

Her gün domatesli biberli yumurta yemekten sıkıldığımızda yapabileceğimiz

bu enfes yemek tıpkı biberli yumurtalı domates gibi pişiriliyor.

Makarna

Bir tencere dolusu sıcak suya makarna poşetini boşaltıp maç izlemeye

başlıyoruz. İlk yarının ortalarına doğru kalkıp altını kapatıyoruz.

Tencerenin içinden seçtiğimiz makarnayı fayansa fırlatıyoruz. Yapışırsa

pişmiş demektir. Devre arasında hala içinde su kaldıysa tencerenin

kapağını kapatıp lavabodaki en kirli tabağın üzerine doğru döküyoruz.

(o zaman hem tabak temizleniyor hem de makarnalar çatalla yenebiliyor)

Üzerine ketçap döküp yiyoruz.

Not: Fayansa fırlattığınız makarnayı bi ara oradan alın. Sayıca

fazlalaştıklarında bazen hangisini fırlattığınız karışıyo.

Tuzlu Makarna

Yapılışı aynı makarnaya benziyor. Tek farkı bu kez makarnaları suya

atmadan önce tuz koymayı akıl ediyoruz .. Öyle daha güzel oluyor.

Pilav

Pilav aslında basit bir yemek değil. Aranan kriterler var. Tuzlu yumuşak

ve tane tane olması gerekiyor. Sonuncusu kolay. Pirinçleri tek tek

pişirdiğinizde tane tane oluyorlar ama uzun sürüyor. Maharet hepsini bir

arada pişirebilmekte; ama çok da sorun etmeyin. Nasıl olsa içine yoğurt

koyup bulamaç haline getirdiğimizde hepsi birbirine yapışıyor. Kısaca yağ

koyup üzerine pirinç ekliyorsunuz. Sonra da su ve tuz koyup

pişiriyorsunuz. Hem bunu süzmeye de gerek yok.

Patates Kızartması

En kolay işlerden biri. Patatesleri soyup parmak gibi kesiyorsunuz ve

kızgın yağa atıyorsunuz. Tek yapmanız gereken altını zamanında

kapatmanız.

Yoksa tencere alev alabiliyor. Bu yüzden sadece tvde pembe dizi varken

yapın. Bir de diğer yemeklerin aksine bunu tencerede yiyemiyoruz. Mutlaka

tabağa koymak gerekiyor. Onun dışında çok kolay.

ORTA ZORLUKTAKI YEMEKLER

Hazır Pizza

Pizzamızı fırınımıza atıp pişmesini bekliyoruz daha sonra fırından

çıkarıp

yanık yerlerini bıçakla kazıyoruz. Dikkat edilmesi gereken tek şey

kazırken üzerindeki malzemeleri mutfak tezgahına yapıştırmamak.

Hazır Köfte

Bu da nispeten zor bir yemek. Bir miktar sıvı yağı teflon tavaya koyup

köfteleri içine diziyoruz. Köfteler tavayla aynı renk olmadan altını

kapatmak gerekiyor. O yüzden başında beklemek lazım.

ZOR YEMEKLER

Konserve Türlü

Bir miktar yağ ve salçayı tencereye koyup konservenin içindekileri döküp

üzerine su koyuyoruz. Pişmesi çok uzun sürüyor. O sebeple başında

beklemiyoruz. Gidip tv izliyoruz. Her seferinde yandiklari için henüz

tadına bakamadım ama konservenin üzerindeki resme bakılırsa

güzel bi şeye benziyor.

Tavuk

Yapılışı makarna gibi. Sıcak suyun içine atıyoruz arada pişip pişmediğine

bakmak için hayvanın kaba etine çatal saplıyoruz. Bu yemek piştikten bir

iki gün sonra üzeri jelibon gibi oluyor. Bu yüzden pişirirken isteğe

bağlı olarak bolca toz şeker eklenebilir.

ULTRA ZOR YEMEKLER

Kıymalı Bamya

Konserve türlüye benziyor ama içine daha önceden kavrulmuş kıyma

konulmalı. Kıyma kavurmak çok zor ve zahmetli bir iş. Bu yüzden makarna

pişirmeyi öneriyorum.

PÜF NOKTALAR

1-) Yemekleri daima tencerenin içinden yiyin. Böylelikle tabak

kirletmemiş olursunuz.

2-) Asla sade pilav yapmayın. Domatesli pilav yaptığınızda altını

tuttursanız bile renginden anlaşılmaz.

3- ) Mutlaka soğanlı bir yemek yapacaksanız asla soğana dokunmayın.

Özellikle rendelediğinizde elleriniz çok kötü kokuyor. Bunun yerine

soğana ekmek tahtasıyla beş altı kez vurmayı deneyin, aynı işi görür.

4-) Patates kızartacaksanız soyduğunuz patatesleri asla yıkamayın. Kızgın

yağa attığınızda çok kötü patlıyorlar.

5-) Yemekler asla kendi başlarına hareket etmezler. Şayet geçen ay

yaptığınız tavuk kendi kendine kımıldamaya başladıysa kurtlanmış

demektir.

Sakın yemeyin.

6- ) Sebzeleri pişirdikçe vitamin değerleri düşer. Mümkün olduğunca çiğ

tüketin.

7-) Karpuz tabağa koyulmaması gereken bir meyvedir. İkiye ayırıp

ortasından kaşıkla yiyebilirsiniz.Tencere kapağı en mükemmel tabaktır.

😎 Buzdolabının sebzelik olarak adlandırılan kısmı yemeyi düşünmediğiniz

şeylerin saklanması için idealdir. Bu bölüme konan şeyler nasıl olsa bir

süre sonra unutulur.

9- ) Sebzeliğin kapağını sıkı kapatırsanız çürüyen şeylerin kokusu dolaba

daha az yayılır.

10-) Spagetti paketini açmak için paketi ortasından sıkıca kavrayın ve

altını tüm gücünüzle fayansa vurun. Paketin üst tarafı yırtılacaktır.

Belki bu işlem sırasında makarna unufak olabilir ama risk almaya değer.

Özellikle misafirlerin yanında yaparsanız tavsiye ediyorum. Öyle daha

güzel, bu size çok maço bir hava verir.

11-) Sağda solda kulağıma çalınıyordu. Mutfak robotu denen bişey varmış.

Birden içimi bir heyecan kapladı.

Ya, madem bu işin robotu var ben niye koşturuyorum yıllardır diye

sinirlendim. Hemen gidip aldım bi tane. Eve gelip kutusundan çıkardığımda

itiraf etmeliyim ki hayal kırıklığına uğradım biraz. Ben açıkçası ufo

gibi bişey bekliyodum, bu bildiğimiz tencerenin plastiği. İçindede vantilatör

gibi bişey var.

Bununla birlikte bi ton plastik ıvır-zıvır daha çıktı içinden

ama bi işe yarayacaklarını sanmıyorum. Neyse fişini taktım

denemek için bi tane soğan attım içine. Bakalım ne yapacak diye bekledim.

Kabuklarını bile soyamadı =( Paramparça etti bıraktı.

Sinirlendim attım bi kenara yazdan beri duruyor orda. Bir ara yıkayıp

vantilatör gibi olan şeyi bilgisayarıma takmayı düşünüyorum. Belki fan

olarak iş görür. Onun dışında tamamen para tuzağı. İlerde çıkarsa mutfak

androidi almayı düşünüyorum..

Nekadar su içmeli

Yaz geliyor. Sağlıklı, fit, güzel bir vücut için şimdiden diyet çalışmaları başladı. Metabolizmayı hızlandırıp yakma gücünü artıran su, tokluk hissi vererek fazla yemeyi de engelliyor. Kilo kaybetmek, kilo korumak ve fazla besin alımını engellemek için bol su içilmesi gerekiyor. “Bütün metabolik olaylar, zararlı maddelerin taşınması ve atılması, vücut ısısının denetimi, besinlerin sindirimi, emilimi ve hücre içine taşınması gibi birçok faydası olan ve aynı zamanda tokluk hissi vererek iştahı da azaltıyor.

Dolayısıyla kilo vermeye yardımcı oluyor” diyen Özel FGM Polikliniği’nden Diyetisyen Kamuran Olgun, formda ve sağlıklı kalmak için suyu nasıl tüketmemiz gerektiği konusunda soruları yanıtlıyor..

Günlük su tüketimi ne kadar olmalıdır? Günde 8-10 bardak su yeterlidir. Gün içinde tükettiğimiz içecekler su ihtiyacımızı karşılıyor mu? Su yerine kolalı içecekler, çay ve kahve içmek suya olan gereksinimi karşılamadığı gibi içerdikleri kafein nedeniyle vücuttaki suyu atmaya neden olarak suya olan ihtiyacı da arttırabilirler. Bu yüzden sıvı gıdamızı, su olarak almak gerekir.

Yemekten önce su içilmeli mi? Yemekten önce içilecek bir bardak su, tokluk hissi vereceği için faydalı olacaktır. Ayrıca sindirim sisteminin daha iyi çalışması için sabah aç karnına bir bardak ılık su içmek iyi gelir.

Fazla su içmek zararlı mıdır? Her şeyde olduğu gibi suyun da aşırı tüketilmesi zararlıdır. Aşırı su, kandaki sodyum oranının düşmesine (hiponatremi), böbreklerin arıtma yeteneklerinin aşılmasına, hücrelerin aşırı su alarak şişmesine bu nedenlerden dolayı da beyinde ödeme ve ölüme neden olabilir.

alintidir .

Bana Ulaşmak için

meva_celik@hotmail.com.. Sizde resimli özel ve güzel yemek tarifleriniz varsa bu adresime gönderin yayınlayayım...
%d blogcu bunu beğendi: